Ölüm melankolinin düşmanıdır.

‘Böylece karanlık, ışığı oluşturmalı ve durağanlık da dansı.’ T.S. Elliot

Ölüm ile ilgili inandığınız tüm yargıları yıkmaya geldim. Ölümü melankoliyle bağdaştırırken bir kez daha düşünün. Çünkü melankoli, yitirmeye bağlı bir keder değildir. Yitirme diye bir şey yoktur, geçmiş şimdi ve gelecek eş zamanlıdır. Bu yüzden hiç sahip olmadığınız bir şeyin ölümüne tanıklık edemezsiniz. Sahiplenme duygusuyla ‘yalnızca benim’ dediğiniz her ne varsa aslında sizin olmadığı gerçeğinin farkına varmak, bunu idrak etmek ve yüzleşmek; İşte melankoli budur. Kızgınlık, korku ve mutsuzluk arası bir içerleme: dar bir tünel, keyifsizlik, yoğun acı, baş dönmesi…

karanlığı..

…neden yaşamalısınız?

  • Çünkü ölüm; kaos, yok oluş değildir. yeniden doğuş, farkındalık ve ruhun çözülmesidir.
    • *Bedenin dirilmesi, her şeyi kucaklayan yeni bir yaratım edimidir ve tamamen kutsal bir süreç olan kurtuluş ile bağlantılıdır* Oscar Cullmann
  • Eskinin çürümesiyle yeniye yer açılması gerekmektedir. Ölüm melankolinin düşmanıdır çünkü melankoli eskiyi besler, sürece izin vermez. Yıkımı kabullenip, daha iyisini yaratmanın dostudur ölüm. Bu sebeple kişinin üstün versiyonuna ulaşması için önceki koşulları yıkması şarttır.

Gelenekçi dünya düzeninde veya tarihin çeşitli dönemlerinde yaygın olmakla beraber, Ölüm, bir çok kültürde ikinci bir doğuş, yeni bir tinsel(ruhsal) varoluşun başlangıcı addedilir veya addedilirdi. Bununla beraber ölüm bir başlangıçtır, daha yüksek bir bilinç seviyesine ulaşmaktır. Kişinin acıya teslim olması değil ölümü kucaklaması gerekir.

Bu yüzden bir kez daha yüksek sesle! Ölüm melankolinin düşmanıdır!

Balon

seneler geçip yaralar kaldığındafarkına varıp beyhude çabalarınyürüdüm şehirler boyu.keskinliklerimi pembeleştirdimçocukluk hayaletimi dedemin mezarıyla birlikte gömdümeski aşığımı bir darağacının altında uyuttumruhlardan ruhlara gezdimyürekten yüreğe görünmeyen yollar açtımhuysuz görünüşler edindimsüslü sahte maskeler taktımderelerden okyanuslara kadar gözyaşı döktümhiç doğmamış insanlara yeminler ettimbir bakışla bin evrende varlığımı hissettimsarsıcı düşüncelerimin elinden tuttumhayatımı bir ortaçağ rahibine adadımbedenimi yenilgi saydım, ruhuma bir…

gizli bir hazine olarak bilinç

Yüksek bilincin metaforik gözü her yerde ve her şeyin içinde bulunabilir. Tüm insanlık -genel olarak bilinçdışı düzeyde fakat kimi zaman da bilinç düzeyinde- bağlantıdadır. Bu kozmik bağlantıya bazen kolektif bilinçdışının idrakıyla bazen de üzerine çalışılmış bir yüksek benlik farkındalığıyla ulaşılabilir. Sosyal rollerimiz ve maddesel arzularımıza bakmaksızın her birimiz birbirimize ve doğal olarak evrenle bağlantılı bireyleriz.…

Zen gölgesi

durağanlık bir kez daha rövanşta gözlerim hadsiz bir dalga gibi telaşlı tuzlu köpüklerimle ben  en soylu sandalın en güzide tahtasıyız. odam tüm dünyevi telaşeye rağmen,ölüm kadar durgun anlam seyrinde bir pencere perdesi anlamsızlığın içinden taşan anlam kırıntıları soluk benizli bir cizvite adanmıştı.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın